301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
26 Ağustos 2019 - Pazartesi 19:38 Bu yazı 267 kez okundu
 
BÜYÜK TAARRUZ'A GİDEN SÜREÇ
IŞIL YÜREKSİZ
aytekineylul
 
 
(MİLLETLERİ MİLLET YAPAN TARİHLERİ VE KÜLTÜRLERİDİR, TARİHSİZ BİR MİLLET KİŞİLİĞİNİ KAYBETMİŞ BİR BİREYE BENZER.)
 
Yunanlılar Sakarya Savaşı'ndan sonra bütün cephelerde yenilmişler ve Türk Ordusu tarafından Sakarya'nın batısına atılmışlardı. Daha sonrasında ise, Yunan Ordusu Afyon'un doğusuna doğru çekilerek, Menderes Vadisi- Afyon-Eskişehir-Bursa istikametinde 700 km'lik bir alanda İngilizlerin de desteği ile yeni bir savaş hazırlıklarına başladılar.
 
Sevr Antlaşması TBMM tarafından fiilen onaylanmasa da bu antlaşmaya dayanılarak ordularımız dağıtılmıştı ve Türk Ordusu bir taarruz savaşı yapacak durumda değildi. Ama bağımsız ve müstakil bir devlet için büyük bir taarruz savaşı gerekliydi. Ordunun silah ve mühimmat ihtiyacı İtalya ve Fransa'dan temin edildi. (İtalya ve Fransa Anadolu topraklarından çekilirlerken çok sayıda silah ve mühimmatı da Türk Ordusu'na bırakarak ayrılmışlardı.) Ayrıca Rusya'dan da 30 bin ton civarı cephane ve mühimmat getirtirilerek Anadolu limanlarından Batı Cephesi'ne sevk edildi. Türk Ordusu sadece “Süvari Birlikleri” yönünden Yunan Ordusu'ndan sayıca üstündü. Diğer şeylerde de denge sağlandıktan sonra savaş başlayacaktı. Ama ordunun yiyecek ihtiyacı bile yeterli olmadan savaş başladı. Buna ilaveten, Yunan Ordusu sayıca fazla ve modern uçaklara sahipken TBMM'nin elinde sadece 10 adet uçak mevcuttu. Bunun yanında ordunun taşıma araçlarını, bir kısım binek aracı dışında, büyük çoğunluğunu deve ve öküzlerin çektiği kağnılar oluşturuyordu. Savaş başladığında Türk Ordusu'nun genel görünümü ise şöyle idi: Türk Ordusu cephe hattı boyunca kuzey-güney doğrultusunda Kocaeli grubu (16. ve 17. Tümenler) ile 2. ve 1. Ordu ve 5. Süvari Kolordusundan oluşuyordu. Bir kısım da Güney ve Doğu Cephe'sindeki savaşlar bittikten sonra Batı Cephesi'ne aktarılmış birlikler vardı. Ayrıca İstanbul'daki depolardan kalma cephaneleri Anadolu'ya kaçıranlar, Ankara Talimgahı'nda yetiştirilen subaylar ile köy ve kasabalardan toplanan tecrübeli yedek subaylar da Türk Ordusu'nu oluşturuyordu. Yunan Ordusu ise en genel bakışla şöyle görünüyordu: 1. Kolordu General Trikopis komutasında İzmir'de konuşlanmıştı. General Diyenis komutasında Eskişehir'in doğusunda ise 2. Kolorduları vardı. Türk Ordusu'nun Büyük Taarruz'daki stratejisi ise şudur: Afyon'un güneyinden Yunan Ordusu'nu kuşatıp imha etmekti. Oysa Yunanlılar ise Türklerin kuzeyden bir kuşatma yapacaklarını varsayıyorlardı. Savaş esnasında General Trikopis savaşın kuzeyden devam ettirilmesini isterken, Yunan Ordusu Komutanı ise savaşın şu anda mevcut olduğu gibi devam ettirilmesini emrediyordu. Yani Yunan Ordusu'nda bir fikir birliği dahi yoktu.
 
Türk İç İşleri ve Dış İşleri Bakanları bir savaşın çıkmaması için Avrupa ülkeleri ile görüşmeye gönderilmişler, fakat ne kadar uğraşmalarına rağmen savaşı engelleyemeyeceklerini anlamışlardı. Yani savaşın çıkmasını engellemeye yönelik diplomatik yollar kapanmıştı. Sakarya Savaşı’ndan sonra 15 Eylül 1921 tarihinde TBMM seferberlik ilan etti. Haziran 1922 ortalarında ise orduya büyük bir taarruz emri verildi. 6 Ağustos'ta ordu hazırlıklarına kesin ve hızla başladı. 20 Ağustos'ta Taarruz Savaşı fikri kesinleşti. Bütün bu hazırlıklar bir gizlilik içerisinde sürdürüldü. 23 Ağustos' u 24 Ağustos'a bağlayan gece Mustafa Kemal Paşa Konya yolu üzerinden Akşehir’e, ordunun karargahına doğru yola çıktı. 24 Ağustos'ta Akşehir' e varmıştı. Mustafa Kemal'in ortadan kaybolduğunu belli etmemek için şöyle bir de yalan uyduruldu. Onun Çankaya köşkünde İngiliz elçisi Towsend'a çay partisi verdiği yönünde basında bir de haber yer aldı. Bununla birlikte Büyük Taarruz Komutanlarının da cephe
 
karargahına gidip savaşın seyrine yönelik stratejik planlamalar yapmalarına olanak sağlamak için de bir futbol maçı düzenlendi ve basında yer aldı. Bu ikisinden de amaç, taarruz harekatını mümkün olduğunca gizlilik içinde planlamaktı. 24 Ağustos'ta cephe karargahı Akşehir'den Şuhut'a taşınırken 25 Ağustos'ta Kocatepe'ye taşındı. 25 Ağustos' u 26 Ağustos'a bağlayan gece sabaha doğru saat 05.30 civarlarında (bu saat kesin olmamakla beraber, genellikle 05.30 kabul edilmiştir) Türk topçusunun şiddetli top atışlarıyla Kocatepe'de Büyük Taarruz başladı. Saat 06.00'dan itibaren Türk askerleri demir-çelik siperleri geçerek düşmanla yakın çatışmalar yaşandı. Özellikle 1. Ordu'ya bağlı 5. Süvari Kolordusu 1., 2. ve 16. Tümenleriyle birlikte Fahrettin Altay Paşa sarp ve geçilmez Ahır Dağı tepelerini aşarak Sincan Ovası'na varıp Tınaztepe'nin önemli kısmının alınmasını kolaylaştırdı. 27 Ağustos'ta Tınaztepe'nin tamamı ele geçirildi. Afyon yolu açıldı. Çiğiltepe hariç öğleye doğru önemli yerler alındı. Ancak Çiğiltepe’nin de ele geçirilmesi gerekliydi. 57. Tümen Komutanı Reşat Bey yarım saatlik bir süre zarfında Çiğiltepe’nin alınacağına dair bir sözü telefon görüşmesi esnasında Mustafa Kemal Paşa'ya bildirmişti. Savaş Türklerin hızlı bir şekilde ilerlemesi ile devam ederken Mustafa Kemal 57. Tümen Komutanı Albay Reşat Beyi telefonla tekrar aradı. Telefona Üsteğmen Bozkurt çıkmış ve Reşat Bey'in az önce intihar ettiğini ve size de bir açıklama bıraktığını söylemişti. Açıklama şöyle idi: Paşam size söz verdiğim halde yarım saat süre geçmesine rağmen Çiğiltepe'yi alamadım. Beni affedin. Oysa Üsteğmen Bozkurt Mustafa Kemal'e Çiğiltepe’nin az önce ele geçirildiğini haber veriyordu. 26 Ağustos'tan beri Yunan Ordu’sunu şiddetli takip devam ediyordu. 28 Ağustos'ta Yunan Ordusu'nun Kütahya yolu kapatıldı ve İzmir'e gidişleri engellendi. 29 Ağustos’a geldiğimizde Türk Ordusu'nun morali çok yüksekti. Yunan Ordusu ise geri çekiliyor, dağılıyor ve umutsuzluğa gidiyordu. 29-30 Ağustos'ta Afyon'daki karargahta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Genel Kurmay Başkanı Fevzi Çakmak, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ve Milli Müdafaa Vekili Kazım Özalp Paşaların istişaresi ile nihai zafere engel yok kararı alındı. Bu karara göre Yunan Ordusu tamamen teslim olacaktı. 30 Ağustos sabah 06.30'da orduya gerekli emir verildi ve Büyük Taarruz'un en şiddetli safhası yaşanırken Dumlupınar da hızla alındı. Bu savaş esnasında, Mustafa Kemal Paşa bizzat Zafer Tepe'deki gözetleme yerinden savaşı izledi ve yönetti. Türk ordusunun büyük zaferi ile Yunan Ordusu küçülmeye başladı. Türk Ordusu'nun 26 Ağustos'tan itibaren 5 gün, gece ve gündüz aralıksız devam eden kanlı çarpışmalarının sonunda elde ettiği başarı Hakimiyeti Milliye, Yeni Gün, Tevhid-i Efkar ve Yeni Adana gibi gazetelerde gururla anlatıldı. Böylece TBMM'ye ve Türk Ordusu'na, en önemlisi vatanın kurtulacağına dair güven arttı. Ordunun morali de böylece yükselmiş oldu.
 
Şimdi Büyük Taarruz'un, 31 Ağustos'tan sonra 9 Eylül 1922 tarihine kadar Türk Ordusu'nun Yunan Ordusu'nu İzmir'e kadar kovalayış sürecine bakmadan önce bir kısa hikayeye değinmeden de edemeyeceğim. 31 Ağustos günü Türk Ordusu Yunan Ordusu'nu büyük oranda püskürtmüş, Yunan Ordusu'ndan ağır kayıplar olmasına rağmen Türk askerlerinden de birçok ölü vardır. 31 Ağustos'ta Gazi Mustafa Kemal Atatürk savaş alanını gezerken, al kırmızı sancağımızın dalgalandığını görür ve sancağın yanına doğru yaklaşır. Gazi ölmüş bir şehidin kolunun hala sancağımızı elinde sımsıkı tutup dalgalandırdığını görünce bu kişinin kimliğinin araştırılmasını ister. Lakin araştırmalara rağmen bu şehidin kimliği öğrenilemez. 30 Ağustos 1924'te Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı'nın (Kütahya'da) temeli bu mehmetçiğimize hitaben bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından atılır. Şimdi gelelim 31 Ağustos'tan sonraki Türk Ordusu'nun kaçmaya çalışan Yunan Ordusu'nu takibine. 1 Eylül’de ordumuz Uşak'a girdi ve Uşak alındı. 2 Eylül’de 24 Ağustos'ta Akşehir'den Şuhut'a, 25 Ağustos'ta ise Kocatepe'ye, ardından 31 Ağustos şanlı zaferinden sonra Dumlupınar'a taşınan ordu karargah merkezi Uşak'a nakil edildi. 2 Eylül'de Yunan I. Kolordu Komutanı Trikopis ve II. Kolordu Komutanı Diyenis Çal köyde esir edilip Uşak'a ordu karargah merkezine getirilirler. Karargah çadırında Mustafa Kemal ile aralarında şu meşhur görüşme geçer. Mustafa Kemal Trikopis'e eğer sevk ve idarede görevinizi hakkıyla yaptıysanız vicdanınız rahat olsun, daha önce de buna benzer şeylerin, yani komutanların esir düştüğünü tarihten biliyoruz, der ve gider.
 
Mustafa Kemal konuşmadan sonra ayrılınca Trikopis bizimle konuşan bu adamın kim olduğunu karargahtaki askerlere sorar. Onlar da onun Türk Ordusu'nun Baş Komutanı Gazi Mustafa Kemal olduğunu söylerler. Trikopis bir Baş Komutanın ordusu ile beraber savaş meydanlarında birlikte olmasına çok şaşırır ve şunu ekler: Bizim Baş Komutanımız ise İzmir’de vapurda oturuyordu. Şimdi daha iyi anlıyorum neden kaybettiğimizi diye yakınır. 3 Eylül’de düşmanı kovalama devam etti. 4 Eylül'de düşman kuşatıldı. 5 Eylül’de Milne Hattı ele geçirildi. Burası düşman için çok önemli bir mevki idi. Ayrıca Kurtuluş Savaşı safhasının kongreler sürecinin ilk kongresini gerçekleştiren şehrimiz Alaşehir alındı. Düşman kaçarken silahını ve malzemesini bırakarak kaçıyor, fakat yakıyor ve yıkıyordu. Türk Ordusu'nun atları nalsız olmasına rağmen takip ediyordu.
 
Mustafa Kemal 6 Eylül’de Bakanlar Kurulu'na Rauf Orbay'a bir telgraf çekti. Düşmanı Bursa yönünde takip ediyoruz. Düşman kaçarken neyi var neyi yoksa bırakarak kaçıyor, buna ben kendim Uşak Eşme'de bizzat şahit oldum, diye yazar. İzmir'e doğru takibimiz devam edecek diye ekler. 7 Eylül’de Türk Ordusu Kemal Paşa Nif yönünde geri çekilmek zorunda kaldı. Burda Türk askerlerinin cephanemiz kalmadı sözüne Süvari Kolordu Komutanı Fahrettin Paşa şöyle karşılık verir: Cephanemiz kalmadı ise kılıca kuvvet. Kılıç ile süngü ile düşmanı Ege'de denize döktük. Ordu 8 Eylül’de Manisa ve batısına vardı ve 9 Eylül’de İzmir'e girdi. Yüzbaşı Şerafettin Bey Hükümet Konağı'na, 5. Süvari Tümeni öncülerinden Yüzbaşı Zeki Bey Komutanlık Dairesi'ne ve Alay Komutanı Reşat Bey Kadife Kale'ye sancağımızı diktiler. Askerlerimiz Kordon boyundan dörtnala geçerken halk tarafından coşku ve çiçeklerle karşılandılar.
 
10 Eylül'de Bursa ele geçti. Kara Fatma ve müfrezesinin Bursa'nın alınmasında önemli yeri vardır. Kara Fatma daha önce Sakarya'da ve Büyük Taarruz'da Yunan tarafından esir alındı, fakat geri kurtuldu. Çavuş, teğmen ve üsteğmen rütbelerini kazandı ve İstiklal Madalyası aldı. I. Dünya Savaşı ve sonrasında azalan erkek nüfus kadının savaş sırasında da sadece kağnılarla su taşımadığını ve Kurtuluş Savaşı'nda aktif görev alarak Türk kadınının uyanışını ve cumhuriyetin temellerinin atılmasında önemli yerinin olduğunu gösterdi.
 
Büyük Taarruz Kurtuluş Savaşı'nın son safhasını temsil eder. Her safhası ile düşman idare edilmiş ve Türk Ordusu'nun muazzam başarısını göstermektedir. 11 Ekim 1922 tarihindeki Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Doğu Trakya çatışma olmadan kurtarıldı. Lozan Antlaşmasının imzaya hazırlanması açısından Mudanya Ateşkes Antlaşması güç kaynağı oldu. Mustafa Kemal Nutuk'ta Büyük Taarruz'a ilişkin şöyle bir açıklama yapmıştır: Ordumuzun, milletimizin desteğiyle dayanışma halinde her safhasını çok iyi sevk ve idare ettiği bu taarruz savaşında böyle büyük ve şanlı bir ordunun Baş Komutanı olmaktan gurur duyuyorum. 30 Ağustos Zaferi ile ülke ve milletimiz yok olmaktan kurtarıldı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise bu savaşla birlikte hem milletimizin kaderini değiştirdi hem de millet egemenliğine dayalı küllerinden doğan bir yepyeni bir cumhuriyet kurdu.
 
Etiketler: BÜYÜK, TAARRUZ'A, GİDEN, SÜREÇ,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
İstanbul
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 20.11.2019
Bugün
12° - 22°
Perşembe
13° - 22°
Cuma
11° - 20°
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
İstanbul

Güncelleme: 20.11.2019
İmsak
06:19
Sabah
07:47
Öğle
12:54
İkindi
15:27
Akşam
17:51
Yatsı
19:14
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Sivasspor
21
0
2
3
6
11
2
Fenerbahçe
20
0
3
2
6
11
3
Trabzonspor
19
0
2
4
5
11
4
Alanyaspor
19
0
2
4
5
11
5
İstanbul Başakşehir
19
0
2
4
5
11
6
Galatasaray
19
0
2
4
5
11
7
Yeni Malatyaspor
18
0
3
3
5
11
8
Beşiktaş
18
0
3
3
5
11
9
Gaziantep FK
15
0
4
3
4
11
10
Çaykur Rizespor
14
0
5
2
4
11
11
Göztepe
13
0
4
4
3
11
12
Konyaspor
13
0
4
4
3
11
13
Kasımpaşa
12
0
5
3
3
11
14
Denizlispor
11
0
6
2
3
11
15
Antalyaspor
11
0
6
2
3
11
16
Gençlerbirliği
10
0
5
4
2
11
17
MKE Ankaragücü
9
0
6
3
2
11
18
Kayserispor
7
0
6
4
1
11
Arşiv Arama
Haber Yazılımı