301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
26 Ekim 2019 - Cumartesi 23:10 Bu yazı 291 kez okundu
 
II. ABDÜLHAMİD
IŞIL YÜREKSİZ
aytekineylul
 
 

İkinci Abdülhamit’ten önce V. Murat ve V. Murat’tan önce de Abdülaziz padişahlık yapmışlardır. II. Abdülhamit dönemine geçmeden önce kısaca Abdülaziz ve V. Murat dönemine değinmekte fayda var. Gerçekten de Abdülaziz döneminde imzalanan 1856 Islahat Fermanı çok önemlidir. Sebebi ise bu fermanla birlikte Osmanlı İmparatorluğu günümüzde girmek için çabaladığı Avrupa Birliği’ne girmiş oluyordu. Tabii o zamanlar Avrupa Birliği adı yoktu, ama bir nevi Avrupa Konseyi'ne kabul edilmiş oluyordu. Islahat Fermanı bu bakımdan çok önemlidir. Bununla birlikte Islahat Fermanı ile Türk dili de imparatorluğun resmi dili oluyordu. Çünkü Islahat Fermanı Osmanlı toplumundaki bütün etnik kökenlerin mezhep, din, dil vb. özelliklerini şartsız-kayıtsız kabul ediyordu. Dolayısıyla imparatorlukta yaşayan, çoğunluk unsur olan Türklerin dili imparatorluğun resmi dili olmuştur. Abdülaziz Mason Locası'nı kapatan padişahtır. Fakat daha sonra bir komplo ile tahtan indirilmiş ve bileklerini keserek intihar etmiştir. Onun bileklerini kesmesinin bir yalan olduğu söylenmiş ve birileri tarafından öldürülerek intihar ettiği süsü verilmiştir. Abdülaziz’den sonra ise tahta yiyeni V. Murat getirilmiştir. Tahta geçtiği sırada sinirsel problemleri olan V. Murat Bulgar isyanı, Sırp isyanı gibi olayların patlak verdiği bir kaos ortamında padişahlık yapamazdı. V. Murat sadece 93 gün tahta kaldıktan sonra akıl sağlığının bozuk olması sebebi ile tahtan feragat ettirilmişti. Onun yerine II. Abdülhamit, meşrutiyeti ilan edeceğim sözünü vererek tahta geçmiştir.

     II. Abdülhamit, tahta çıkar çıkmaz yeni anayasa hazırlıklarına başlanmıştır. Dönemin sadrazamı Mithat Paşa’dır. Hepimizin bildiği üzere Mithat Paşa çok başarılı valilikler yapmıştır. II. Abdülhamit’e Mithat Paşa tarafından anayasa taslakları olarak Prusya, Danimarka, Belçika vb. gibi ülkelerin anayasaları sunulmuştur. Kanuni Esasi Belçika Anayasa’sından esinlenilerek hazırlanmıştır. Bununla birlikte padişahın anayasaya kurulacak olan meclisi kapatma ve açma, anayasayı dilediği zaman veto etme yetkisini Abdülhamit tanımıştır. Yeni kurulacak olan meclise 26 senatoru bürokratlardan seçme yetkisini Abdülhamit onaylamıştı. Meclis’e 50.000 erkek seçmenin oyu ile bir milletvekili seçiliyordu. Böylelikle meclise 120 milletvekili girdi. Herhangi bir kanun yapılırken padişaha danışma zorunluluğu vardı. Padişah istediği zaman bu kanunları veto edebilir, isterse de onaylayabilirdi. Ne yazık ki 93 Harbi patlak verince Abdülhamit anayasanın kendisine tanımış olduğu hak ile anayasayı rafa kaldırdı. Ruslar Balkanlarda çıkan isyanları desteklemekte ısrar ediyorlardı. Balkanlar ve Kafkaslar üzerinden iki kol halinde ilerleyen Rus orduları Doğu’da Erzurum’a kadar geldiler. Plevne’ de Gazi Osman ve beraberindeki 30.000 asker 100.000 Rus askeri ile Temmuz’dan Aralık ayına kadar mücadele ettiler, ama Aralık ayında Osmanlı Ordusu yenilmişti. Aralık ayında Ayastefanos Antlaşması imzalandı. Fakat daha sonra İngilizlerin baskısı ile bu antlaşma iptal edilerek Berlin’de Berlin Antlaşması imzalandı. Ruslar bu antlaşma ile elde ettikleri yerlerden bir süreliğine vazgeçiriliyor ve İngiltere gibi Batılı devletler de Osmanlı’yı desteklemiş oluyordu. Abdülhamit ve dönemin sadrazamı Mithat Paşa o sıralarda İstanbul’da toplanmış olan Tersane ya da diğer adıyla İstanbul Konferansı’nı etkilemek ya da engel olmak maksadıyla I. Meşrutiyeti top sesleri ile duyurdular. İstanbul Konferansı’nda bulunan yabancı devlet temsilcileri meşrutiyetin top sesleri ile şaşırmışlar, fakat masa üzerinde azınlıklara tanıdıkları haklardan vazgeçmemişlerdi. Abdülhamit ise bu durumdan dolayı sadrazamı olan Mithat Paşa’yı sürgüne yolladı, çünkü ona inanarak Batılı devlet temsilcilerini etkilemeyi umut etmiş, fakat istenilen başarıyı sağlayamamıştı. Zaten amcası Abdülaziz’in şüpheli ölümünden de onu sorumlu tutuyordu. Böylelikle Mithat Paşa’dan bir nevi intikamını da almış oldu.

        Abdülhamit dönemi imparatorluğun en çalkantılı dönemlerine rast gelmiştir. II. Abdülhamit yönetimi sıkı sıkıya elde tutmak için uğraşmıştır. Her ne kadar Osmanlı Devleti ‘’Hasta Adam’’ olarak anılmaya başlamışsa da hala dünyanın 5. büyük güçlü devletidir. II. Abdülhamit döneminde Siyonizm denilen yapı da yeni yeni kıvılcımlaşmaya başlıyordu. Siyonizm hareketinin önderi olan meşhur Theodor Herzl Abdülhamit’e, özellikle de 1877-1878 yılları arasında yapılan savaştan sonra devlet maliyesinin neredeyse iflasın eşiğine geldiği bir dönemde para teklif ederek, Filistin topraklarını satın almak istemesi karşısında, o bu duruma razı olmamıştır. Theodor Herzl’in II. Abdülhamit’le yüz yüze konuşup konuşmadığı konusu şüphelidir, fakat Theodor Herzl, bir aracı kişi vasıtasıyla isteklerini bildirmiştir. Abdülhamit ise Theodor Herzl’e, imparatorluğum parçalandığı zaman belki de o topraklara sizler hiçbir bedel karşılığı olmadan sahip olacaksınız, ama ben sağ oldukça milletimin kanı ile sulanmış vatan parçasını satmam diye yanıtlamıştır. II. Abdülhamit döneminde haber yaparak halkın zihnini bulandırmaya çalışanlara karşı sansür uygulanmıştır. Çok sıkı olan istihbarat ağı sayesinde birçok ajan tutuklanmıştır. II. Abdülhamit, döneminde bu yüzden Kızıl Sultan olarak anılmıştır. Kızıl Sultan, döneminde çok kan aktığı için söylenmiştir. Ama o genellikle idam cezalarını müebbet hapse, kürek cezasına çevirmeye de çalışmıştır. II. Abdülhamid D
döneminde birçok aydını sürgüne yollamıştır. Fakat o, sürgüne gönderdiği aydınların çoğuna aylık bağlatmıştır. Kendi ülkelerinde rahat bir şekilde örgütlenemeyen İttihatçıların ilk kadroları Cenevre, Paris, Londra, Mısır gibi yerlerde örgütlenmişlerdir. Abdülhamit yurt dışında bulunan Mizancı Murat’ı tavsiye heyeti ile memlekete getirmiştir. Yani II. Abdülhamid genellikle aydınları kendi yanına çekmek için uğraşmıştır. Onun döneminde okullaşma oranı diğer dönemlere oranla yüzde yüzdür. Darülmuallimin (Erkek Öğretmen Okulu), Darülmuallimat (Kız Öğretmen Okulu) ve Darülfünun onun döneminden önce açılmış olsalar da tam anlamıyla işlevlerini bu dönemde yapmışlardır.

II. Abdülahmit, 1905 yılında kendisine karşı bir suikast yapılınca artık devlet yönetiminden geri çekilmeye başladı. 1905-1908 yılları onun yönetimi için sönük yıllardır. 31 Mart Vaka’sı denilen olay ile II. Abdülhamid tamamen Selanik’teki Alaatin-i Köşkü’ne kapatıldı ve dünyadan tecrit edilmiş bir halde gazete dahi okumasına izin verilmedi. 31 Mart Vaka’sı denilen olay genellikle gericilerin çıkardığı bir tarihi olay olarak bilinir. 31 Mart Olayı’nın patlak vermesi ile Selanik’ten 3. Avcı Grubu’nun askerleri Taksim’deki askeri kışlaya getirilmişlerdir. Bu getirilen askerler aslında padişahı koruyacaklarını zannetmişlerdir. Oysaki daha sonra ikna edilerek Hasan Fehmi adındaki gazetecinin Galata Köprüsü üzerinde faili meçhul bir cinayete kurban gitmesinden sonraki olaylar karmaşasında bu askerler de İttihat ve Terakki’yi savunmak adına mücadele etmişlerdir. Hasan Fehmi Serbesti diye bilinen bir gazetede İttihat ve Terakki Cemiyeti adına sert bir dille yazılar yazıyordu. Onun öldürülmesiyle birlikte Darülfunun hukuk ve mülkiye öğrencileri meclisi basarak dönemin sadrazamından onun ölüsünün bulunmasını istemişlerdir. Böylece başkent İstanbul ve meclis önünde olaylar İttihat ve Terakki aleyhinde kaosa doğru sürüklenmiştir. Daha sonra Mahmut Şevket Paşa Hareket Ordusu’nu getirerek İttihat ve Terakki’yi desteklemiştir. İttihatçılar arkasında kendilerini destekleyen ordunun gücüyle kendilerine muhalif olanları asmışlar ve cezalandırmışlardır. 31 Mart Olayı’ndan II. Abdülhamit’te sorumlu tutulmuştur. Fakat o bu kendisine yöneltilen bu iddiayı reddederek şunları söylemiştir: yönetimi çok iyi bilen birisi olarak böyle bir şeye kalkışsam elime yüzüme bulaştırmazdım, demiştir. Şöyle bir anı ile yazıma son vereyim: Enver Paşa daha sonra Abdülhamit’i Selanik’te ziyaret ettiği zaman şunları söylemiştir: Aslında Abdülhamit’ten yararlanabilirdik fakat artık çok geç, demiştir. Abdülhamit ise Enver Paşa hakkında, kullanılabilirdi, demiştir.

 
Etiketler: II., ABDÜLHAMİD,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Matematiğin Türk Dünyasına Katkı Sağlayan Üç Önemli Dehası:Kerim Erim,Cahit Arf ve Nazım Terzioğlu
ATATÜRK BANA İMZASINI YOLLADI
YAŞADIĞIMIZ SÜRECE MEDYANIN ETKİLERİ VE DÜNYA LİDERLERİNİN SÜREÇTEKİ TUTUMLARI
GERÇEKTEN YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ Mİ KURULUYOR ? !
BİTMEK BİLMEYEN ADALETSİZ EKONOMİK PAKETLER YUMAĞI NE ZAMAN SON BULACAK ?
HAYAT SÜRECİNE GÜVENİYORUM VE      BEN EMİN ELLERDEYİM
DÜNYANIN İYİLEŞMESİ ARTIK GERÇEKLEŞİYOR
İSLAMDA KADINA GENEL BAKIŞ
ESKİ TÜRKLERDE KADININ KONUMUNA GENEL BAKIŞ
Atatürk’ten Sonra Kadına Yönelik Hukuksal Alanda Yapılanlar
KEMALİST FELSEFE
Atatürk’ten Sonra Kadına Yönelik Siyasi Alanda Yapılanlar
Atatürk Döneminde Kadınlar İçin Siyasi Alanda Yapılan Yenilikler
Atatürk Döneminde Kadınlar İçin Hukuksal Alanda Yapılanlar
DÜNYA KONJONKTÜRÜNE VE KADIN HAREKETLERİNE GENEL BİR BAKIŞ
Erken Dönem Osmanlı Kadın Hareketi
İkinci Meşrutiyet Dönemi Osmanlı'da Feminizm
MENDERES DÖNEMİ TÜRKİYE-SOVYETLER İLİŞKİLERİNİN EKONOMİK BOYUTU
Namık Kemal ve Hayatına Dair Bilgiler
NAMIK KEMAL'DE VATAN ALGISI
Namık Kemal ve Etkilediği Önemli Kişiler
POST-MODERNİZME MEYDAN OKUMAK VE BİLİMSEL TARİHÇİ OLMAK
DİNİN VE DÜNYA ŞARTLARININ KADINA SAĞLADIĞI FIRSATLAR
Modern Türkiye'nin Kurucusu Atatürk'ün Ölümü
TÜRKİYE-AVRUPA BİRLİĞİ İLİŞKİLERİ
" KARDAK KRİZİ "
BÜYÜK TAARRUZ'A GİDEN SÜREÇ
SAKARYA MEYDAN MUHABERESİ
AMASYA GENELGESİ
KIBRIS’TAN KUZEY KIBRIS’A UZANAN TARİHSEL SÜREÇ
G-20'NİN TÜRKİYE AÇISINDAN GENEL DEĞERLENDİRMESİ
S-400 MÜ, F-35 Mİ ? ABD Mİ, RUSYA MI ?
DOĞUŞTAN MI LİDER DOĞULUR YOKSA LİDERLİK ÖZELLİKLERİ SONRADAN ELDE EDİLİR Mİ?
BİR DERS GEREKTİ SANKİ !!!       
YEREL SEÇİM SONUÇLARI
31 MART 2019 YEREL SEÇİMLERİ GENEL TÜRKİYE DEĞERLENDİRMESİ
ÇANAKKALE SAVAŞLARI VE SONUÇLARI
31 MART 2019 YEREL SEÇİMLERİ İÇİN HEP BİRLİKTE İSTANBUL'U DEĞERLENDİRİYORUZ
SİZCE AVRUPA BİRLİĞİ TÜRKİYE'Yİ NEDEN KABUL ETMİYOR?
YEREL SEÇİM DEĞERLENDİRMELERİ VE BAŞKENT ANKARA ÖRNEĞİ
TAYYİP ERDOĞAN VE PUTİN GÖRÜŞMESİ
YEREL SEÇİME DOĞRU TÜRKİYE'NİN HAL-İ RUHU
MERSİN’DEKİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI
SAKARYA ZAFERİ’NİN İSTANBUL’DAKİ YANSIMALARI VE GAZİ MUSTAFA KEMAL’İN ORDUYA TELGRAFI
Sakarya Savaşı’nın Türk Dış Politikasına Etkileri
SAKARYA SAVAŞI’NIN SONUÇLARI
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
İstanbul
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 30.05.2020
Bugün
13° - 19°
Pazar
15° - 21°
Pazartesi
16° - 23°
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
İstanbul

Güncelleme: 30.05.2020
İmsak
03:34
Sabah
05:29
Öğle
13:07
İkindi
17:05
Akşam
20:34
Yatsı
22:20
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
53
0
3
8
15
26
2
Başakşehir FK
53
0
3
8
15
26
3
Galatasaray
50
0
4
8
14
26
4
Sivasspor
49
0
5
7
14
26
5
Beşiktaş
44
0
8
5
13
26
6
Alanyaspor
43
0
7
7
12
26
7
Fenerbahçe
40
0
8
7
11
26
8
Göztepe
37
0
9
7
10
26
9
Gaziantep FK
32
0
10
8
8
26
10
Denizlispor
31
0
11
7
8
26
11
Antalyaspor
30
0
10
9
7
26
12
Gençlerbirliği
28
0
12
7
7
26
13
Kasımpaşa
26
0
14
5
7
26
14
Konyaspor
26
0
10
11
5
26
15
Yeni Malatyaspor
25
0
13
7
6
26
16
Çaykur Rizespor
25
0
15
4
7
26
17
MKE Ankaragücü
23
0
13
8
5
26
18
Kayserispor
22
0
14
7
5
26
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv Arama
Haber Yazılımı