Babacan'dan CHP'li belediyelere yaylım ateşi
CHP'li belediyelerde yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan "Ana muhalefetin yönettiği belediyelere bakıyoruz, skandal üstüne skandal görüyoruz. Bazı belediyelerde yolsuzluk almış başını gitmiş durumda. Üstelik kendileri de bu durumu kabul ediyorlar. İktidarla ana muhalefet, mesele belediyelerse tam tencere kapak olmuştur" dedi.
82 defa okunmuş - 02 Nisan 2026 - Perşembe 08:16

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, yerel seçimlerden

sonra birçok belediyede sorunların büyüdüğünü ve kaynakların

ranta ve yolsuzluğa gömüldüğünü belirtti.

Ali Babacan, iktidarın sandıkta alamadığı belediyeler için kayyum

atama, belediye başkanlarını tutuklayarak yerine başka başkanlar

atama ve yargı sopasıyla belediyeleri ele geçirme olmak üzere üç

yöntem kullandığını ifade etti.

Ali Babacan, ana muhalefetin yönettiği belediyelerde skandal üstüne

skandal görüldüğünü ve bazı belediyelerde yolsuzluğun almış başını

gittiğini söyledi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen Yeni Yol Partisi grup

toplantısında konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, son

dönemlerde belediyelerde yaşananlara ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde

bulundu. 

"BİRÇOK BELEDİYEDE SORUNLAR BÜYÜDÜ"

Yerel seçimin üzerinden iki yıl geçtiğini ifade eden Babacan, "O günden

bu yana birçok belediyede sorunlar büyüdü. Kaynaklar ranta ve

yolsuzluğa gömüldü, siyasi hesaplar millete hizmetin önüne geçmiş

durumda. İktidar sandıkta alamadığı belediyelerle ilgili üç yönteme

başvuruyor. Birinci yöntem; bir önceki seçimlerde de uyguladıkları

kayyum atama. İkinci yöntem belediye başkanlarına yargı süreçleriyle

tutuklama ve yerine başka başkanlar atama. Üçüncü yöntem de yargı

sopasıyla belediyeleri ele geçirme. Yani yargı korkusu altında belediye

başkanlarını transfer etme. Şu son iki yıl içerisinde transfer üzerine

transfer yapıldı. İktidar, seçmenin verdiği yetkiyi yok saydı, demokrasiyi

yok saydı" şeklinde konuştu. 

"SKANDAL ÜSTÜNE SKANDAL GÖRÜYORUZ"

Sözlerinin devamında "Ana muhalefetin yönettiği belediyelere bakıyoruz.

Skandal üstüne skandal görüyoruz" diyen Babacan, şöyle devam etti:

"Bazı belediyelerde yolsuzluk almış başını gitmiş durumda. Üstelik

kendileri de bu durumu kabul ediyorlar çünkü bazı belediyelerde

savunulacak bir tablo yok. Görüyorsunuz bir tarafta, iktidarın yargı

sopasıyla belediyelerin el değiştirmesi diğer tarafta muhalefetin

hesapsızlığı, denetimsizliği ve iş bilmezliği. İktidarla ana muhalefet,

mesele belediyelerse tam tencere kapak olmuştur. Olan o şehirlerde

yaşayan vatandaşa oluyor. Belediye hizmetlerine baktığımızda tüm

Türkiye'de bir gerileme var. Kimi korku altında kimi de menfaat

şebekelerinin içinde kendi işlerine bakmıyor belediye başkanları...

"Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak” ile “icbar suretiyle irtikap ve rüşvet alma” suçlarından tutuklanan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, 21 yaşındaki belediye çalışanıyla otel odasında basılmıştı.

"Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “kamu kurum veya kuruluşlarının

ihalesine fesat karıştırmak” ile “icbar suretiyle irtikap ve rüşvet alma”

suçlarından tutuklanan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, 21

yaşındaki belediye çalışanıyla otel odasında basılmıştı.

"YANLIŞLARIN ÖNÜNÜ AÇIK TUTAN BİR MEVZUAT VAR"

Milletimiz, iki yanlışın ortasında öylece kalıverdi. Şehirlerimizin sorunları

sümen altı edildi. Siyasi partilerin belediyelerle ilgili kendi iç denetim

mekanizmaları olması gerekiyor. Madem yargı iktidarın talimatıyla

hareket ediyor o zaman belediyeler kendi belediye başkanlarının

hesaplarını görmeli. Türkiye de uzman çok. Daha yargıya bırakmadan

aylarca, yıllarca süren yargı süreçlerine bırakmadan kendi belediye

başkanları düzgün mü temiz mi yoksa hataları var mı siyasi partiler

bunu kendi içlerinde yapmak zorundalar. Belediye mevzuatı en iyi

niyetli belediye başkanlarını bile zorlayan bir mevzuat. Gri alan çok,

yanlışların önünü açık tutan bir mevzuat var.

"MEVZUATIN TAMAMEN DEĞİŞMESİ GEREKİYOR"

Başkanlara geniş bir inisiyatif alanı açılıyor. Başkan, seçildiği ilk gün

baskı altına alınıyor. 'Biz seni seçtirdik, bizim için ne yapacaksın'

deniliyor. En düzgün belediye başkanları bile seçildikten sonra yoldan

çıkarılmak için baskı altına giriyor. Belediyelerle ilgili mevzuatın

tamamen değişmesi gerekiyor. Bu imar rantlarının mutlaka yeniden

düzenlenmesi gerekiyor. Türkiye'de yolsuzluk diye adlandırabileceğimiz

alanın üçte ikisi imar rantlarıyla ilgili konulardır. İmar rantları meselesi

şehirlerimizi bozmaktadır. Şehir merkezlerine daha yüksek kat verilmesi

kanalizasyon, su, elektrik ve trafik ile şehirlerimizi tıkamış durumda.

"HESAP VERMEYE HAZIR OLMAK ZORUNDALAR"

Belediye başkanları için mutlaka etik kurallar olmalı. Sadece yasalar

değil, belediye başkanlarının yaptıklarının hangisi ahlaki hangisi değil

bunları yazılı hale getirmezseniz en dürüst belediye başkanlarını bile

baskı altına alırsınız ve onların yoldan çıkmasına sebep olursunuz.

Her belediye başkanı her zaman hesap vermeye hazır olmak zorundadır."

Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...