5 günlük bebeği tokatlayan hemşirenin savunması pes dedirtti
5 günlük bebeğe şiddet uygulayan hemşire H.D.B., "Çocuktaki kırıkla benim ilgim yoktur. Benim tek amacım hastaları tedavi etmek. Ben de bir anneyim, evladımın yanında olmalıyım. Tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum" dedi.
76 defa okunmuş - 02 Nisan 2026 - Perşembe 07:09

Adli Tıp Kurumu raporunda hemşirenin eylemleri ile bebekteki

nörolojik tablo arasında illiyet bağı kurulamadığı belirtildi.

Adli Tıp Kurumu raporunda hemşirenin sol uyluk bölgesine

uyguladığı eylemin bebekte kırığa neden olduğu değerlendirildi.

Mahkeme, hemşirenin tutukluluk halinin devamına ve dosyanın

Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine karar verdi.

Kahramanmaraş'ta yenidoğan ünitesinde kalırken Deniz Esin

Bozoklar'ı (5) darbedip, engelli kalmasına neden olduğu iddia

edilen hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık'ın tutuklu yargılandığı davada, 

Adli Tıp Kurumu 2'nci Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun raporu dosyaya

girdi. Raporda, hemşire tarafından uygulanan eylemlerle bebekte

saptanan nörolojik tablo arasında illiyet bağı kurulamadığı ancak

sol uyluk bölgesine uygulanan eylemin kırığa neden olduğunun

değerlendirildiği belirtildi.

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve

Araştırma Hastanesi'nde dünyaya gelen Sema-Abdullah Bozoklar

çiftinin kızı Deniz Esin Bozoklar'ın, 26 Mayıs 2021'de yenidoğan

ünitesinde darbederek bedensel ve zihinsel engelli kalmasına

neden olduğu öne sürülen tutuklu hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık'ın

yargılanmasında devam edildi. Kahramanmaraş 10'uncu Asliye

Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya taraf avukatları katılırken,

Hazel Dırık Bağrıyanık tutuklu olduğu cezaevinden SEGBİS

aracılığıyla mahkeme salonuna bağlandı.

DURUŞMADA ADLİ TIP RAPORU OKUNDU

Duruşmada ilk olarak hakim, Adli Tıp Kurumu 2'nci Adli Tıp İhtisas

Kurulu tarafından gönderilen raporu okudu. Raporda; ilgili hemşire

tarafından gerçekleştirilen künt travmatik eylemler sonucunda

oluştuğunun tıbbi deliller olmadığı, ilgili hemşire tarafından

uygulanan eylemlerle bebekte saptanan nörolojik tablo arasında

illiyet bağı kurulamadığı, hemşire tarafından sol uyluk bölgesine

uygulanan travmatik eylemin sol fermurda kırığa sebep olduğunun

değerlendirildiği cihetle, yaralamanın kişinin yaşamını tehlikeye

sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek

ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kemik kırığının hayati fonksiyonlara

etkisinin ağır 4 derece etkileyecek nitelikte olduğu, yaralanmasının

organlarının birinin işlevlerinin sürekli olarak zayıflamasına sebep

olup olmadığı hususunda bebeğin fiziki olarak muayene edilmesi

gerektiği belirtildi.

"KIRIĞI BENİM YAPTIĞIMA DAİR BİR KANIT YOK"

'Kasten yaralama' suçundan 3 yıla kadar hapsi istenen Hazel

Dırık Bağrıyanık, savunmasında, "Çocuktaki kırıkla benim ilgim

yoktur. Tek amacım, hastanın tedavi bakımlarını yapmaktı.

Mevcut gelişen hareketten dolayı pişmanım ve pişmanlığım

devam edecek. Lütfen tahliye edin, tutuksuz yargılanmayı talep

ediyorum. Benim nöbetimden sonra hastayı hem doktorlarımız

hem de hemşirelerimiz muayene ederek teslim almıştır. Kırığı

benim yaptığıma dair herhangi bir kanıt yoktur. Benden sonraki

günlerde de bölüm hocası tarafından günlük muayenesi

yapılmaktadır. Benim tek amacım, hastanın tedavilerinin takibini

yapmaktı. Herhangi bir başka amacım ve niyetim olmadı. Ben de

bir anneyim, evladımın yanında olmam için tutuksuz yargılanmayı

sizlerden talep ediyorum" diye konuştu.

"RAPOR, SAVUNMALARIMIZI DOĞRULUYOR"

Hazel Dırık Bağrıyanık'ın avukatı Mustafa Çaprak da raporla

birlikte tutuklama gerekçesinin temel dayanağının ortadan

kalktığını, bu nedenle de müvekkilinin tahliye edilmesini talep

ederek, "Söz konusu ATK raporu aslında kamuya yansıyan

haliyle dosyanın aslında müvekkil bakımından yaptığımız

savunmaların bir nevi teyidi bakımından söz konusu engellilik

halinin müvekkilimden kaynaklanmadığını ortaya koydu. Bu bizim

için çok kıymetli bir rapordur ve bizim daha önceki savunmalarımızı

doğruluyor" dedi.

"HER İKİ RAPOR DA HÜKÜM KURMAYA ELVERİŞLİ DEĞİL"

Bozoklar ailesinin avukatı Sait Bolat ise yeni bir rapor alınması

gerektiğini söyledi. Bolat, "Dosya kapsamında 2 rapor mevcuttur

. İlk raporda sanığın eylemleri ile müvekkilimdeki nörolojik bulgular

arasında illiyet bağı olabileceği, ikinci raporda ise illiyet bağı

olmadığı belirtilmiştir. Her iki rapor da hüküm kurmaya elverişli

değil. Ancak müvekkilimdeki kemik kırığının, sanığın eylemleri

neticesinde oluştuğu her iki raporda da sabittir. Biz şu aşamada

yeni rapor alınmasını gerekirse müvekkilin ATK'ya sevkini talep

ediyorum" diye konuştu.

Cumhuriyet savcısı, Bağrıyanık'ın tutukluluk halinin devamına

karar verilmesini talep etti. Duruşma sonunda hakim Bağrıyanık'ın

tutukluluk halinin devamına, rapor için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na

gönderilmesini ve Bağrıyanık'ın da muayenesi için Adli Tıp Kurumu'na

sevk edilmesine karar verdi.

Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...