11 yaşındaki kızını istismar eden erkek arkadaşını öldüren anne suçsuz bulundu
11 yaşındaki kızını partnerinin cinsel saldırısından kurtarmak için cinayet işleyen anne Erica Pereira da Silveria Vicente, mahkemede tüm suçlamalardan muaf tutuldu. Vicente'nin partneri Everton Amaro de Silva'nın kızına gönderdiği iğrenç mesajları fark eden anne, eve döndüğünde Silva'yı kızının üzerinde yakaladı.
151 defa okunmuş - 27 Mart 2026 - Cuma 07:42

Brezilya'nın Minas Gerais bölgesinden tüm dünyaya yayılan

sarsıcı bir haber, adalet kavramını ve bir annenin koruma iç

güdüsünün sınırlarını yeniden tartışmaya açtı. 11 yaşındaki

kızını, öz babası gibi gördüğü partnerinin cinsel saldırısından

kurtarmak isterken cinayet işleyen Erica Pereira da Silveria

Vicente, çıkarıldığı mahkemede tüm suçlamalardan muaf

tutularak özgürlüğüne kavuştu.

Olay, Brezilya'nın Belo Horizonte kentinde, sıradan görünen

bir evde başladı. Ancak bu sıradanlık, Erica Vicente'nin partneri

Everton Amaro de Silva'nın 11 yaşındaki küçük kıza gönderdiği

iğrenç mesajları fark etmesiyle yerle bir oldu. Mesajların içeriğiyle

dehşete düşen anne, hemen eve yöneldi. Kapıyı açtığında duyduğu

çığlıklar, bir annenin hayal edebileceği en korkunç senaryonun

gerçeğe dönüştüğünün kanıtıydı.

Genç anne, eve daldığında Silva'yı küçük kızının üzerinde, ona

tecavüz etmeye çalışırken yakaladı. O andan itibaren gelişen olaylar

zinciri, davanın hem "vahşet" hem de "fedakarlık" kelimeleriyle

anılmasına neden oldu.

Davanın seyri, cinayetin işleniş şekliyle oldukça sertleşti. Savcılık

makamı, Vicente'nin o anki öfkesinin "kontrolsüz" olmadığını, aksine

sürecin planlandığını iddia etti. İddianameye göre anne, partnerinin

içkisine güçlü bir sakinleştirici olan Klonopin kattı. Silva bilincini

kaybettikten sonra ise onu bıçaklayarak öldürdü.

Bununla da yetinmeyen Vicente, yardım aldığı bir gençle birlikte

cesedi boş bir araziye taşıdı. Burada maktulün cinsel organını kesen

ve cesedi ateşe veren anne için savcılar, "Bu bir anlık öfke değil,

vahşice bir intikam planıdır," diyerek en ağır cezayı talep etti. Ancak

jüri ve kamuoyu, olaya bambaşka bir pencereden baktı.

Erica Vicente, polisin evindeki kan izlerini takip ederek kendisine

ulaşmasıyla her şeyi itiraf etti. Ancak bu bir suç itirafı değil, bir

yaşam mücadelesinin anlatısıydı. Vicente savunmasında, "O an

sadece kızımın çığlıklarını ve onun hayatının kararmasını durdurmayı

düşündüm," dedi.

Savunma avukatları, Brezilya hukukundaki "ağır tahrik" ve "meşru

müdafaa" kavramlarını bir annenin biyolojik koruma içgüdüsüyle

birleştirdi. Türk okuyucusunun yakından tanıyacağı "evlat için dünyayı

yakmak" deyimi, bu davanın sessiz mottosu haline geldi.

Yalnızca bir gün süren ve tansiyonu hiç düşmeyen yargılama

sürecinin sonunda jüri, tarihi bir karara imza attı. Jüri üyeleri, bir

annenin çocuğunu korumak adına girdiği bu yolu "suç" olarak

görmedi. Nitelikli kasten öldürme ve cesedi yok etme suçlamalarının

tamamından beraat eden Vicente, hakimin kararı açıklamasıyla

salonda duygusal anlar yaşanmasına neden oldu.

Bir yıldır cezaevinde bu anı bekleyen anne, "Kızımı kurtardım,

bedeli ne olursa olsun yine yapardım," mesajını verdi. Hakim,

annenin herhangi bir yanlış yapmadığına hükmederek davanın

kapanmasını sağladı.

Karar, Brezilya'da olduğu kadar dünya genelinde de geniş yankı

buldu. Sosyal medyada "Anne Adaleti" etiketiyle binlerce paylaşım

yapıldı. Birçok hukukçu, bu kararın çocuk istismarına karşı

toplumsal bir "dur" ihtarı olduğunu belirtirken, kararın "kişisel

adalet" arayışını tetikleyebileceği yönündeki endişeler de dile

getirildi. Ancak kamuoyunun büyük bir kısmı için Erica, bir katil

değil, bir kahraman olarak görülmeye devam ediyor.

Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...