Köprüsüz kalmış bir nehir sularda
Kar düşerken dağın yamaçlarında
Yaprak kalmamış hiç ağaç dalında
Mevsim kış olup güz çiçek solunca
Atla kürek ile binerler sala
Geçebilmek için karşı ki dala
İz bırakır dilde türküler bala
Mevsim kış olup güz çiçek solunca
Çatılara dolup taşmış buz kardan
Zeytin gözler öyle sarıyor yardan
Ocaklar tüterken ayrı bir hardan
Mevsim kış olup güz çiçek solunca
Bulut mavi göğü sarıp kaplamış
Sultan'ın bağına oku saplamış
Güllerin yaprağı solup sararmış
Mevsim kış olup güz çiçek solunca.
Nurten Ergin.
|